“5S” Uygulama Sorunlarına Farklı Bir Yaklaşım

 

 

 

Sitemizde, 5S ile ilgili yayınlanmış yazılarda, metodik yaklaşımın ayrıntılarını ele almıştık. Bu yazımızda, konuyu farklı bir bakış açısından ele alacağız.

Öncellikle, 5S dediğimiz yaklaşımın, sürdürülebilir “tertip-düzen-temizlik” unsurlarından ibaret olduğunu hatırlayalım. Aslına bakarsanız, bu unsurlar, günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu işleri sıkça yaparız. Temel sorun, “tertipli-düzenli-temiz” ortamların sürdürülebilir kılmakta yatmaktadır.

Bu iş ortamında da böyledir, sosyal yaşam alanlarımızda da böyledir. Konuklar gelmeden önce yapılan temizlik ve düzenleme çabalarımızı hatırlayalım. Sürdürülebilir kılmakta sorunumuz olduğundan, bu işlemleri her defasında büyük çaba harcayarak gerçekleştiririz.

5S, yalın üretime geçiş sürecinin ilk adımlarında yer alır. Ana fikir, bir şeyleri iyileştirmeden önce ortalığı derlenip toparlanmasıdır.

Günlük hayatımızda, herhangi bir soruna ya da herhangi bir konuya odaklandığımızda da aynı şeyi yaparız. Konu ile ilgili verileri, notları, kaynakları bir araya toplamadan önce, önceki çalışmalardan kalan kayıtları, kaynakları çalışma masasından kaldırırız. Dikkatimizi dağıtacak şeyleri çalışma alanımızdan uzaklaştırırız. Temizlik te bunların arasındadır. Dikkatimizin dağılmaması için gerekli şeylerdir bunlar.

Bu tedbirleri aldıktan sonra konuya odaklanabilir ve çalışmaları sürdürebiliriz. Bu noktadan sonra izleyeceğimiz yol için iki olasılık bulunmaktadır. Birincisi, alışa geldiğimiz gibi, bir dizi hesaplama yapar ve mantık yürütürüz. Bir sonuca ulaşmaya çalışırız. Anca bu süreçte yaptıklarımızı yazılı hale getirmeyi ihmal ederiz. Ve kendimizi bir karmaşanın içinde buluruz. ” Bu bilgi nereden gelmişti? ” “Bu sonuca nasıl varmıştık? ” “Bu hesabı nasıl yapmıştık? ” gibi sorularla baş başa kalırız çoğu zaman. Sonuç, önümüzde karalamalar ile dolu bir kâğıt ve çözülememiş sorunlardır çoğu zaman.

Mühendislik derslerinin başlarında, hesaplama yöntemleri ve matematik bilgilerinin yanı sıra, hesaplamaların düzeni ve tertibi konusunda da bilgi verilirdi. Değerli hocamız Sn. İhsan Çataltaş bu konunun üzerinde titizlikle dururdu. Hesapların düzen ve tertibi konusuna uzunca bir zaman ayırırdı. Önceleri pek anlam veremezdik. Zamanla, kendimizi, uzun ve karmaşık hesaplamaların içinde bulunca anlamıştık konunun önemini. Hesaplamaları belirli bir düzende kaydederek sürdürmediğimiz zaman bir kaosun içinde buluyorduk kendimizi. Ne nereden gelmişti? Yanıldığımız nokta neydi? Gibi sorulara cevap vermemiz olanaksız hale geliyordu.

Mühendisliğin temelinde tertip-düzen yattığını sınavlar sırasında daha iyi öğrendik. Daha sonraları, iş yaşamında olsun, sosyal yaşamda olsun; işin önemini, yaşayarak daha iyi kavradık.

Uğraştığımız konu ne olursa olsun, tertip-düzen konusunu ön planda tutmamız gerekir. Zaman kazanmak için, etkin olmak için, Hataları kolayca görüp düzeltmek için.

Tüm problem çözme metotları, problemle ilgili tüm verileri bir araya toplamakla işe başlar. Ardından, gerekli-önemli verileri belirlemek gelir. Sonra da bu veriler arasında bir düzen arayışı ya da bir düzen oluşturma çabası gelir. Matematiğe dayalı metotlarda da böyledir. Grup dinamiklerine dayalı metotlarda da böyledir.

İşe koyulmadan, işi öğrenmeden düzeni-tertibi öğrenmek, anlamak gerekir.

 

 

 

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Skip to content